Paten bilindiği kadarıyla Hollandalılar tarafından 18.yy’da kullanılmaya başlanmıştır. Belçika’nın Liege kentinde müzik aletleri yapımcılığı ile uğraşan Joseph Merlin, 1760 yılında İngiltere’de Soho alanındaki Carlisle House’da düzenlenen bir maskeli baloya patenlerinin üstünde keman çalarak girdi. Ancak ne hızını azaltmayı, ne de yönünü değiştirmeyi beceremeyince, dosdoğru karşı duvardaki dev aynaya çarptı ve 600 Sterlin değerindeki ayna tuzla buz oldu.
Ayrıca Merlin’in elindeki keman da parçalandığı gibi, kendisinin de kırılmadık kemiği kaldı. Bu ürkütücü deneyimden sonra 1823 yılına kadar patenlerden hiç söz eden olmadı. O yıl Londra’da manavlık yapan Robert John Tyers, Volitos adını verdiği patenleriyle Windmul caddesindeki tenis kortunda bir gösteri yaptı. 22 Nisan günü ‘ Ayakkabıların altına takılarak zevk ya da ulaşım amacıyla kullanılabilecek yararlı bir aygıt ’ olarak patenti alındı.
Bu patenin bir benzeri buza uyarlanmış şekliyle 16 Nisan 1949 ‘da Paris’te sergilenen Meyebeer’in Le Prophete operasının buz dansı sahnesinde kullanıldı.
Paten sporunun sevilmesi ve yaygınlaşması ise New York’lu James L.Plimton’un 1863’de kauçuk yastıklı, dört tekerlekli pateni bulmasından sonra olmuştur. Bu patenler ile çok iyi denge sağlamak mümkün olduğu gibi, bir çok ilginç figürler yapmakta olasıydı. Bunun üzerine Birleşik Amerika’yı bir paten çılgınlığı sardı ve bu çılgınlık 1870’li yıllarda Avrupa’ya geçti. Günümüzde dünyada çok popüler olan paten sporu ülkemizde de her geçen gün artan bir talep görmektedir. İşte biz de bu noktada pateni ülkemizde yaymak ve sevdirmek amacıyla elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.

Nereden nereye... Fotoğrafta 1908 yılında Beyoğlu’nda açılan Skating Palace'ı görüyorsunuz. Bu paten müessesesi iki ortak olan A. Saltiel ve H. Artidi tarafından işletilmiş olup, 1944’te Varlık Vergisi’nin külfeti ile devlete geçmiştir.
Binanın daha sonra uzun yıllar BEYOĞLU EMEK SİNEMASI olarak hizmet verdiğini biliyor muydunuz? :)


Ücretsiz bilgi almanız için sizi arayalım!